Özlemişim

Sokaklarında notaların köşe bucak dolaştığı şehirleri özlemişim.

Gezinirken kaldırımın kıyısına çarpan ezginin izini sürmeyi,  katedralin hemen önündeki kemancının kutusuna cebimdeki çeyreklikleri bırakmayı, köprü altında bateri-gitar ile isyan manifestosuna katılıp; ardından karşıdaki kilisenin orta avlusundaki  teslimiyet çağrısına uymayı ve dinlerken uyuyakalmayı özlemişim.

İşte bu özlemlerle dolu iken biz kaymaklı kadayıfların ballı böreklere karıştığı yerde; yani Hamburg’da iki özel şeye rastladım.

Bir tanesi şehrin en ünlü ve büyük kilisesi olan St. Michael Luteran kilisesindeki konser provası. Tam benim gibi başıboş gezen flanörler için gece kilise açık mıdır diye içeri bakarken sesleri duyup daldığım doğrudur. Kimsecikler de uyarmayınca o sırada çalışan koroyu dinlemek için usulca sokulup orta sıralara bir yere oturdum.  Yaptıkları müziğin sonraki gün verecekleri ünlü bir konserin provası olduğunu çok sonradan öğrenecektim. Bunu sorgulamak yerine kendimi müziğe teslim ettim. Zaten teslimiyet değil miydi bütün dinlerin kökeni? “İslam” kelimesi bile “teslim” den türememiş miydi? İsa tokadı yiyince diğer yüzünü çevirmemiş miydi? Evet, işte bu müzik… Bu düpedüz teslimiyetti.

Evet aşağıda o anların kısa bir kısmını sakinleştirici sesini duyabilmen için kayıt altına aldım. Büyük bir kısmını da zihnime kazıdım.

https://goo.gl/photos/DrdKU2phgaYQc2Cr8

Kilise ziyaretinden sonra -aslında kiliseden kibarca kovulduktan sonra:)- sessiz sakin çıt çıkmayan sokaklarda buldum kendimi. Ben koca şehirde nereye gitti onca insan diye düşünürken, orada yaşayan bir arkadaşım insanların akşamları Reeperbahn diye bir caddede buluştuğunu, genelde ahalinin orada zaman geçirdiklerini söyledi. Biz de çıkardık metro haritasını, bulduk karınca yuvasında hedef metro durağını.

Metro’dan çıkışında ise kendini böyle müzik yapan bir grubun karşısında bulunca başına gelen her şeye şükrediyor insan.

https://goo.gl/photos/Kx2TprRGN9sdTF4k7

Sokaklardaki hem delirip hem çalan  isyankar gruplar, kilise de ilahilerle tanrılarına seslenen insanlar…Garip tezatlıklar,ama hepsi güzel şeyler yapıyorlar. İnsanlar kendi ezgileriyle yaşıyorlar.

 Ve notalar bir metro çıkışından köprü altına, oradan da kilise çanına köşe bucak dolanıyorlar.

 Hamburg’dan Selamlar,

Esenlikle

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir