Ladıno

Ladino günümüzde çok az kişinin bildiği, daha azının konuşup-yaşattığı bir dil. İspanyol Yahudi’lerinin 15.yy da kullandığı bir dilmiş zamanında. Yahudiler İspanya’dan kovulunca, bazıları Osmanlı’ya gelip, bu dil orada ticarete hakim dil olmuş bir süre, kimi Yahudi ise Avrupa’da kalmak için din değiştirip Katolik olmuş.

Oldum olası Kadim dilleri severim. Binlerce yıl önce yaşayan biriyle direk konuşabileceğim dilleri. Onun okuduklarını, yazdıklarını aynı dilde yazıp, okumayı. Çevirmeden, döndürmeden. İsa’yla da Musa’yla da onun dilinde konuştuğunu bir düşünsene…
Bir de hiç bir şey konuşmadan anlaştıkların var tabi. Bir dile gerek duymadan iletişim sorunu hissetmediklerin. Çoğumuz aynı dili konuşarak bile bu kadar iletişemezken, bir göz işareti, bir “es”, bir nefes yeter onları anlamaya. Bazen bunlar bize fazla…Buna rastlamayanlar için buna inanması çok zor. Buna rastlamayan için bu yazdıklarım sana hiç bir anlam ifade etmek etmiyor.
Doğu inanışlarında ve Tasavvufta “Rabıta” diyor buna bazıları. Bazıları “adı konulmamış bir dil”. Bazısı ise “telepati”. İsmi ne olursa olsun şu anki teknoloji ile henüz açıklayamadığımız bir iletişim şekli var ve sırf o yüzden herkesten daha yakın, bu dili konuşabildiğin insanlar.
Sanki Ladino gibi kadim bir dil kulaklarımıza daha bizler doğmadan fısıldanmış ve o gün aralarında kurdukları köprü ile zamansız, mekansız üstünden birbirlerine gidip gelebiliyorlar.
İşte onun şarkısıdır bu,
O insanlarla yapılacak güzel işlerin parçasıdır,
Biz o güzel işleri yaparken, kulağımızda çalacak olandır…
Yazdım ama yazmama bile gerek yok aslında,
Nasıl olsa biliyorlar…
Esenlikle,
uee

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir