Kuş ve Uçuş

 

Afrika’da bir zenci kabilesinde geleneksel olarak daha çocuk doğmadan ona bir şarkı atfederlermiş. Daha doğrusu anne çocuk sahibi olma kararını verdiği zaman onun için bir şarkı seçermiş. Bebek doğduğu andan itibaren o şarkıyı kulağına ismi gibi fısıldanır, sonra da herkes bebeği bu şarkı ile bilirmiş. İnsanlar özellikle kabilenin yaşlılari bebeğe hoşgeldin demek için seçtikleri bu şarkıyı ona söyler dururlarmış.

Öyle ki kişi artık ergenliğe geldiğinde kabiledeki herkes o şarkiyi ezberden bilirmiş.

İşte bu kabilede doğan çocuk önemli bir olay yaşadığında kaza, reşitlik, okula başlama vb. gibi herkes bu şarkıyı söyleyerek hayatındaki bu dönüm noktasını ona hatırlatırmış. Bu zamanla insanların birbirini onore etme şekli haline gelmiş.

Hatta ve hatta kabileden birisi suç işlediğinde, kabiledeki hemen herkes toplanır, suç işleyen insanı bir daire içine alır ve hep bir ağızdan o adamın geldiği şarkıyı söylermiş. Böylece cezalandırmanın aksine sevgi ve o kişinin kimliğini hatırlatmakla onu bir daha böyle birşey yapmaktan vazgeçirirlermis.

Şarkıyı duyan kişi, eski günlerini, çocukluğunu, eski masumluğunu, kim olduğunu ve bütün o çevresini hatırlar, yaptığı suçtan utanır ve bir nevi kendi kendine herhangi bir ceza olmadan rehabilite olurmuş.

Evet, biz belki afrika kabilelerinde yaşamıyoruz. Türkiye’nin başkentindeyiz. Modern denilen ama bazı ilkel dediğimiz kabilelerden bile öğrenilecek şeylerimiz olduğunu düşündüğüm bir dünya burası. Çok hızlı değişen bir dünya.Fıldır fıldır hızla değişen hayatta, hepimizin en azından bir ya da bir kaç şarkısı olsa mesela. Yolumuzda giderken aslında kim olduğumuzu hep hatırlasak.

Yine o kadim kıtadan bir şarkı var işte yukarıda…

“Kuş ölür, sen uçuşu hatırla!”

Esenlikle,

uee

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir