Kızılkum Efsanesi

Efsaneye göre evvel zaman içinde kalbur saman içinde Buhara’da bir bilge yaşar. Herkes ona gelip danışır, derdine derman ararmış.

Bir gün, zengin bir tüccar olan Aldar’da bilgenin ününü duyar ve yardım ister. Aldar’ın her şeyi vardır ama mutlu değildir. Bilgeye mutluluğun sırrını sormaya gider.

-“Mutluluğu bulmak öyle kolay değildir.” der bilge. “Kızılkum çölünde dikeni olan ama can yakmayan kırmızı bir çiçek var. Onu bul, bana getir.”

Aldar hemen yola koyulur. Çöle gider. Pek çok kırmızı çiçek görür. Ama kiminin dikeni yoktur, kiminin de vardır ancak can yakmaktadır. Yani istediği gibisini bulamaz. Böylece aylar, yıllar geçer. Perişan olur. Bu arada karısı kendisini terk eder. Sonra işçileri. Serveti sıfırlanır. İtibarı kalmaz. Yorgun, bitkin ve umutsuz bir halde geri döner.

-“Elimde, avucumda bir şey kalmadı. Mutluluk bunun neresinde?” diye bilgeye dert yanar Aldar.

-“İşin sırrı da burada.” Der bilge. “Mutluluğun sırrı, aslında var olmayan o kırmızı çiçeği bulmakta değil, elindekinin kıymetini bilmektedir.”

Hiç Kızılkum’a gitmeden Sevdiklerimizin; bu topraklar çöle dönmeden Cumhuriyetin değerini bilmemiz dileğiyle,

uee

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir