Camaron

Bu oje seansında sana endülüsten seslenecegim. Camaron İspanya’nın güneyinden bütün yeryüzüne armağan “Cadiz”li bir çingenedir. Benim için bu dünyada bir şopar’ın ulaşabileceği belki en yüksek manevi mertebeyi temsil etmektedir. Cadiz’in dar sokakları vardır. Nerdeyse her biri bir şekilde okyanusa açılır. O dar sokaklarından sahile açılan sokağın köşesinde çaldığı gitarının sesi bir süre sonra sadece güneyin değil tüm İspanya’nın atmosferine kısa zamanda yayılmış, duyanları flamenkonun ritmiyle dans alemlerine sürüklemiştir. Aslında çalmaktan çok söyler, ağlar, ağlatır Camaron. İnsanın kulağından başka yerlerine uğradığı söylenir sesi için…Öyle ki ölümü üzerine İspanya’da genel yas ilan edilmiş, okullar tatil edilmiş, 5 milyon insan Madrid sokaklarına akın ederek göz yaşı dökmüş. Diğer müzisyenler konserlerini iptal etmiş,bütün kanallar yayınlarını kesmişler… İşte böyle bir çingenedir Camaron. Rivayete göre o topraklara üflenen ruhun sesidir. Mısır için Ümmü Gülsüm, Lübnan için Fairouz, orta anadolu için Neşet Ertaş, ege için Kazantzidis kimse endülüs için camaron de isla odur. Sol eli uzerinde bir davud yildizi ve hilali iceren dovmesi taşırmış bi de. İspanya tarihinin en cok ayrımcılığa ve katliama uğramış üç toplumunun (Yahudiler, Müslümanlar ve çingeneler) biri -cingenelerin uyesi- olarak diğer ikisine de sol eliyle Turist Ömer selamını çakmış. 1992’de ölümünden önce bir konseri sırasında doktorundan lenf kanseri olduğunu ögrenmis sonra sahneye geri dönüp hayat “la vida” diye haykırarak v bitireceği şarkiyi soylemeye başlamış. Sonra da hıçkıra hıçkıra ağlayarak sahneyi terkettiği söylenir. Evet

Efendim, budur Camaron. Bu arada Camaron lakabıdır. “Küçük karides” demektir. Gelmiş geçmiş en büyük “küçük karides”tir. İspanyaya gitmeden önce Türkiye’de keşfetmiştim Camaron’u. Orada Endülüs’ün sularında yüzerken, Cadiz’in sokaklarinda cirit atarken de hep pencereden çıkıp bakacak, yanındaki çicekleri bile ona bakabildigi için kıskanabileceğim bir “rosa maria” hayal ettim. Halen de arada şarkılarını dinlemeye devam ederim.

Neden efsaneler erken olur? İşte oyle hızlı yaşamiş genç ölmüştür.

Neyse…

Endülüse…

Esenlikle,

uee

 

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir