Çanakkale Geçilir

Bu sefer bir başka geçide gidiyorum. Bu kez geçmek için çiğnenmek gerekene…

Mitolojideki Zeus’un oğlu Dardanos’un denizi’ne, Helle’nin ölümden kaçarken; uçan altın postlu koçundan denize düştüğü o yere…

Pers hükümdarının tarihteki ilk boğaz köprüsünü yaptırdığı ve yıkılınca yapımındaki herkesi kılıç ve sopalarla cezalandırdığı o asi denize…

Büyük İskender’in geçidi ele geçirince bütün bölgeye senelerce hükmettiği şehre…

Ve 1. Dünya savaşında tarihin belki en kanlı cephelerinden binlerce kişinin canını feda ettiği o geçide.

“Dur yolcu, buradan sonrası geçilemez!” denilene. Bir devrin battığı yere…

O kadar harp görüp, onca bedeni derinliklerine gömse de Çanakkale;

“Savaş”tan çok, bir “seviş” efsanesi benim ilgimi çeken. Sestos ve Abydos’un aşıkları Hero ile Leander’in hikayesi…

Efsaneye göre Leandros, tapınakta bir törende karşılaşıp aşık olduğu Hero’yu bir kaç saat olsun görmek için, o benim şimdi geçmeye çalışacağım boğazı yüzerek geçer. Her gece ama her gece, karanlıkta yavuklusunun gösterdiği ışığın izinde dalgalarla boğuşarak birbirlerine kavuşurlar. Kimi rivayete göre kral söndürmüştür o ateşi, kimi söylenceye göre fırtına… Sebep ne olursa olsun, Hero’nun yaktığı o sevda ateşi sönene kadar da “seviş”meleri devam eder…

“İnsanı daha az sevdiğim söylenemez, ama doğayı daha fazla.” diyen tek ayağı aksak İngiliz şair Lord Byron ise yıllar sonra, sırf Leander ile Hero’nun şerefine, Nara Burnu’ndan Eceabat’a kadar yüzerek boğazı geçer:

~
Ne o aşka yol gösteren deniz feneri tesadüftü
Ne yollar aşıp sana gelmek geceler boyu;
Hero’nun kalp ağrısıyla bekleyişiyse seninkisi,
Benimkisi leandros’un dalgalarla boğuşması;
Yollar usanır, dalgalar susar, kıyılar yine kavuşur
Bilmez misin ki yar; aşık olan hep ölmeyecekmiş gibi konuşur…
~

Kim bilir kaç gece geçmiştir o boğazdan Leander, kim bilir kaç gece aşk yolunda o dalgalarla çiğnenmiştir…

Bilir ki “insanın kanadı, gayretidir.”

Şimdi yola düşme zamanı.
Düşmanca geçilmeyeni kardeşçe geçmeye,
Leander gibi hissetmeye gidiyorum.
Lord Byron gibi ağır aksak yüzüp,
Sonunda hep selam veren,
Hero’ya gülümsemeye…

Hadi bakalım;
Öykü içinde öykü biriktirmeye,
Biraz da gayret etmeye,
Keyifle çiğnenmeye…

Esenlikle,
uee

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir