Cihan padişahı kanuni sultan süleyman’ın ve büyük aşk’ı hürrem sultan’ın efsane aşklarının meyvesine verdikleri isimdir.

mihr-ü mah farsça da “güneş + ay” demektir. Efsanesi secde ettirir.

Büyüdüğünde mihrimah sultan’ın taliplerinden biri sarayın baş mimarı olanmimar sinandır…

Fakat kanuni biricik kızını rüstem paşa ile evlendirir ama bilinen odur ki sinan, mihrimah sultan’a deliler gibi aşıktır.

İstanbul’un en güzel yerlerinden birine, üsküdar’a, mihrimah sultan adına bir cami yapması istenir kendisinden. bu heybetli cami inşa edilirken bir yandan kendi aşkını anlatır sinan hiç şüphesiz ve eserine sanki eteğini giymiş bir kadının dış çizgilerini verir..

Padişah fermanı ile yaptırılan bir eserdir, ama sinan’ın söyleyecekleri bununla bitmemiş olacak ki…

Bu eserden 14 yıl sonra o güne kadar ilk defa, padişah fermanı olmaksızın,edirnekapı’da pek kimsenin ilgilenmediği ıssız, yalnız ama istanbul’un yüksek bir tepesine, sanki aşkının gizli, ıssız ve yalnızlığını ama bir o kadar büyüklüğünü haykırmak istermişcesine ikinci bir eser yapmaya koyulur mihrimah sultan’a…

Derler ki; cami mihrimah sultan’ın o duru, gösterişsiz ve bir o kadar asil güzelliğine istinaden küçücüktür ve sadece otuzsekiz metre bir minareye sahiptir. bir adet incecik kubbesinin üzerindeki 161 pencere ise iç güzelliğinin ne kadar aydınlık ve berrak olduğunu temsil eder. bu sayede gün ışığının her köşede adeta dans ettiği kadınsı edalı camide, içerideki

sarkıtlar ve minare kenarlarındaki upuzun işlemelerde de mihrimah sultan’ın o güzel ayak topuklarını döven,upuzun saçları tasvir edilmiştir.

İki caminin de yerleri; güneşin doğum ve batım yerleri tespit edilerek yapılmıştır.

Edirnekapı’daki mihrimah sultan camii’ni ve üsküdar’daki mihrimah camii’ni aynı anda görebileceğiniz bir yer seçilirse, günbatımında (elbette, yılın sadece bir gününde ki, o gün mihrimah sultan’ın doğum günü olan gece ile gündüzün uzunluğunun birbirine eşit olduğu yirmibir mart günüdür) göreceğiniz muhteşem manzara şudur:

Edirnekapı camii’nin tek minaresinin arkasından tepsi gibi kıpkırmızı güneş batarken, üsküdar’daki camiin minareleri arasından ay doğar !